Uzmanlardan uyarı: Tip 2 diyabetin önlenmesinde üç kritik adım

Türkiye'de milyonlarca kişiyi etkileyen Tip 2 diyabet, yaşam tarzında yapılacak değişiklikler ve düzenli sağlık kontrolleriyle büyük ölçüde önlenebiliyor. Uzmanlar, özellikle risk grubundaki kişilerin erken tanı için tarama programlarını ihmal etmemesi gerektiğini belirtiyor.

Türkiye'de her geçen yıl daha fazla kişiyi etkileyen diyabete karşı uzmanlar erken tanı ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çekiyor.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr.

Deniz Engin Gök, risk grubundaki kişilerin düzenli taramalardan geçirilmesi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle Tip 2 diyabet vakalarının yaklaşık yüzde 80'inin önlenebileceğini söyledi.Dr.

Gök, diyabetin pankreasın yeterli insülin üretememesi ya da üretilen insülinin etkili şekilde kullanılamaması sonucu gelişen kronik bir hastalık olduğunu belirtti.

Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, Türkiye'de erişkin nüfusta diyabet görülme sıklığının yüzde 16,6'ya ulaştığını ifade etti.HAREKETSİZ YAŞAM VE OBEZİTE EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİTip 2 diyabet gelişiminde hareketsiz yaşam tarzı, fazla kilo, sağlıksız beslenme, ileri yaş, aile öyküsü, yüksek tansiyon ve kan yağlarının yüksekliğinin önemli rol oynadığını belirten Gök, gebelik diyabeti geçirenler ile polikistik over sendromu bulunan kadınların da risk altında olduğunu söyledi.Diyabetin farklı türleri bulunduğunu hatırlatan Gök, en yaygın formun tüm vakaların yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan Tip 2 diyabet olduğunu kaydetti.

Tip 1 diyabetin ise bağışıklık sisteminin pankreastaki insülin üreten hücrelere zarar vermesi sonucu ortaya çıktığını ve ömür boyu insülin tedavisi gerektirdiğini ifade etti.

Gebelikte görülen diyabetin ise doğum sonrası çoğunlukla düzelse de ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riskini artırdığına dikkat çekti.BU BELİRTİLER DİYABETİN HABERCİSİ OLABİLİRDiyabetin erken dönemde bazı belirtilerle kendini gösterebildiğini söyleyen Gök, aşırı susama, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, halsizlik, çabuk yorulma, açıklanamayan kilo kaybı, bulanık görme, el ve ayaklarda uyuşma, yaraların geç iyileşmesi ve tekrarlayan enfeksiyonların dikkate alınması gerektiğini belirtti.Tanının açlık ve tokluk kan şekeri ölçümleri ile gerektiğinde uygulanan oral glukoz tolerans testiyle konulduğunu ifade eden Gök, özellikle risk grubunda bulunan kişilerin düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini vurguladı.ERKEN TANI VE YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİĞİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYORDiyabet tedavisinin kişiye özel planlandığını belirten Gök, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kilo kontrolü, kan şekeri takibi ve gerekli durumlarda ilaç ya da insülin tedavisinin birlikte uygulandığını söyledi.Tedavide temel hedefin kan şekerini kontrol altında tutarak hem ani dalgalanmaları hem de uzun vadede gelişebilecek göz, böbrek, sinir sistemi ve kalp-damar hastalıkları gibi komplikasyonları önlemek olduğunu sözlerine ekledi.

İLGİLİ HABERLER