Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara, Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu marjında Atlantic Council tarafından New York'ta düzenlenen geniş katılımlı panelde konuştu.
ABD'li eski diplomat Brett McGurk'ün moderatörlüğünü üstlendiği oturumda Şara, Golan Tepeleri, İsrail ile müzakereler, Türk askerinin Suriye'deki varlığı, yeni anayasa ve geçiş dönemi hedeflerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. İsrail ile yürütülen müzakerelere ve ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmeye değinen Şara, "Golan Tepeleri BM kararlarına göre Suriye toprağıdır ve devredilemez.
Trump ile görüşmemizde kendisine şakayla karışık 'Neden Golan'ı veriyorsun ki" New Jersey senin mülkiyetinde, orada sana oy vermeyen çok sayıda Demokrat da var, istersen orayı İsrail'e ver.
Ama Golan senin değil ki başkasına bağışlayabilesin' dedim" dedi. İsrail ile ABD arabuluculuğunda yürütülen doğrudan temaslarda bazı turlarda anlaşmaya yüzde 90 oranında yaklaşıldığını ancak İsrail tarafının geri adım attığını belirten Şara, öncelikle 8 Aralık 2024 sonrası işgal edilen alanlardan çekilme ve güvenlik düzenlemelerinin ele alınması gerektiğini vurguladı.
Suriye'deki yabancı askeri varlığına ilişkin soruları yanıtlayan Şara, Türkiye'nin askeri varlığıyla ilgili olarak, "Türk kuvvetleri sınır güvenliğini sağlamak ve bölgede şiddetli çatışmaların yaşandığı olağanüstü şartlarda Suriye'ye girdi.
Kuzeybatıdaki Türk askeri varlığı ve üslerinde azalma yaşandı. Şu anda Ankara ile bu varlığın hukuki tanımlamasını (statüsünü) netleştirmek üzere görüşmeler yürütüyoruz. Ülkemizdeki her türlü yabancı askeri varlık meclis onayına tabi olmalı ve devletimizin egemenliğini koruyacak hukuki bir çerçeveye oturtulmalıdır" dedi.
Rus askeri noktalarının 170'ten 2'ye düşürüldüğünü ve eğitim merkezine dönüştürülmesi için müzakerelerin son aşamada olduğunu belirten Şara, ABD askerlerinin çekilme sürecini ise "en başarılı ve düzenli tahliye" olarak nitelendirdi.
Geçiş döneminin 5 yıl olarak belirlendiğini ve bu süreçte yeni anayasa çalışmalarının tamamlanacağını ifade eden Şara, cumhurbaşkanlığı yetkilerinin kalıcı bir yönetim modeline dönüşmemesi gerektiğini söyledi. Şara, "Şartlar gerektirirse ve halkımızın güvenliği için gerekirse gelecekteki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmaktan çekinmem, adaylar arasında yer alırım" dedi.
Kürtlerin kültürel ve dil haklarını güvence altına alan 13 sayılı kararnamenin yeni anayasaya dahil edileceğini açıklayan Şara, terör örgütü SDG'nin feshedilerek devlet kurumlarına entegre edildiğini kaydetti.
Bölgesel ilişkilere de değinen Şara, Irak ile petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi ve liman bağlantıları için stratejik projeler yürütüldüğünü, Lübnan'da devlet otoritesinin ve silah kontrolünün sağlanmasını desteklediklerini dile getirdi. Şara ayrıca, ABD'li gazeteci Austin Tice dahil olmak üzere kayıp kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması için uluslararası uzmanlarla birlikte kurulan ulusal heyetin çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.
Ankara-Şam hattında kritik temas! Şara: Türkiye ile görüşüyoruzBaşkan Erdoğan BM kürsüsünde vicdanlara seslendi! "Biz sussak hakikat susmayacak"Kahveler Şara'dan