Rize
Kapalı
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
İkindi vaktine kalan
Ara
Rize Haber, Rize Haberleri, Rizespor, Rizespor Haberleri, Rizede Haber, Karadeniz, 53,rize güncel haber GÜNCEL Adana’da mesleğin son temsilcisi alın teri döküyor! ‘Bırakırsam tamamen yok olacak’

Adana’da mesleğin son temsilcisi alın teri döküyor! ‘Bırakırsam tamamen yok olacak’

Adana’da yaşayan ve dokuma sanatıyla uğraşan Ömer Erikli mesleğin son temsilcisi. Ekonomik getirisi olmayan mesleğini aşkla yaptığını belirten Erikli, ‘Bırakırsam tamamen yok olacak’ diyerek mesleğine sıkıca bağlanıyor.

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

Adana’da yaşayan 50 yaşındaki Ömer Erikli, Seyhan ilçesindeki iş yerinde teknolojik ilerleyeme rağmen geleneksel dokuma sanatına devam ediyor.

Unutulmak üzere olan sanatını yaşatan Erikli, el emeğiyle yaptığı dokuma sanatıyla namazlık üretiyor.KİMSEDEN DEĞİL KENDİ ÇABASIYLA ÖĞRENDİSanatıyla nasıl tanıştığını anlatan Erikli, önceden farklı mesleklerde çalıştığını söyleyerek, "Ben daha önce mezbahada çalışıyordum.

Oradan çıkınca boş kaldım.

Bu dokuma tezgahı bir arkadaşın orada gördüm.

Neler kullandığına, ne yaptığına ve nasıl tahtalar gerektiğine baktım.

Ben de gidip aynısını aldım, buraya getirip kurdum.

Yavaş yavaş kendi çabamla öğrendim bana kimse öğretmedi.

Ben bu meslekle 3 tane çocuk büyüttüm" dedi.Ev hanımlarının sökülen iplikleri getirdiğini, kendisinin de bu ipleri tezgahta işleyerek namazlığa dönüştürdüğünü söyleyen Erikli, "Ayaklarımızı ve kollarımızı sürekli oynatıyoruz; yani öyle kolay bir şey değil, oldukça zor.

Günde üç tane namazlık yapıyorum.

Bir namazlığı 1,5-2 saatte bitiriyorum.

Zaten maliyeti kurtarmadığı için çırağa gerek yok. Çırak olsa benim yevmiyem bile zor çıkar.

Artık o kadar alışmışım ki istesem gözümü kapatıp yine dokurum" ifadelerine yer verdi.“BIRAKIRSAM MESLEK TAMAMEN YOK OLUR”Zanaatın ekonomik getirisi olmadığını ve mesleğin geleceğinden endişe duyduğunu belirten Erikli, "Kazancı kurtarmadığı ve geliri olmadığı için oğluma da öğretmiyorum.

Benim bildiğim kadarıyla şu an Adana’da bu el dokuması mesleğini yapan sadece bir kişi kaldı.

El dokuması yapan başka kimse yok.

Ben bu işi bıraksam meslek tamamen yok olur.

Kazandırmadığı için oğluma da öğretemiyorum.

Ben bu mesleğe çok alıştığım için çalışmasam özleyeceğim.

Bu iş olmasa insan gerçekten üzülür" diye konuştu.ski bir geleneği yaşatmanın manevi değerine dikkat çeken Ömer Erikli, "Zaten bu mesleğin unutulmaması lazım.

Bu işi bizim ecdadımız ve dedelerimiz yapıyordu.

Biz bir ara boş kaldık ve ekmek parası çıksın diye bu işe başladık.

Bunu yapmamız insanlarımızın namaz kılması açısından çok hayırlı bir şeydir.

Biz de milletimiz namaz kılsın diye yapıyoruz.

Böylece bizim de bir hayrımız dokunuyor" ifadelerini kullandı.