reklam
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar
Rize
Kapalı
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Ara
Rize Haber, Rize Haberleri, Rizespor, Rizespor Haberleri, Rizede Haber, Karadeniz, 53,rize güncel haber GÜNCEL Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Barış, İstikrar ve Adalet Temalı Önemli Mesajlar: Prof. Dr. Veysel Ayhan Değerlendiriyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Barış, İstikrar ve Adalet Temalı Önemli Mesajlar: Prof. Dr. Veysel Ayhan Değerlendiriyor

SESA Enstitüsü Direktörü ve TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Veysel Ayhan, “Antalya Diplomasi Forumu’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mesajları: Barış, İstikrar ve Adalet Arayışı” başlıklarını Birlik Haber Ajansı için değerlendirdi.

Kaynak: BHA

Antalya Diplomasi Formunu takip eden SESA Enstitüsü Direktörü ve TİMBİR Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Prof. Dr. Veysel Ayhan, Birlik Haber Ajansı (BHA) için kalem aldığı yazıda şu ifadelere yer verdi:

“Antalya Diplomasi Forumu’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mesajları: Barış, İstikrar ve Adalet Arayışı

17–19 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu, küresel siyasetin en kritik tartışma başlıklarının ele alındığı önemli bir diplomasi platformu olarak öne çıkmıştır. Forumun açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan konuşma, yalnızca diplomatik bir açılış konuşması olmanın ötesinde, uluslararası sistemin mevcut yapısına yönelik eleştirel bir analiz çerçevesi oldu. 
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, küresel sistemde yaşanan dönüşümü “güç bunalımı” ve “istikamet buhranı” kavramları üzerinden açıklarken; bölgesel krizler, normatif düzenin aşınması, jeopolitik rekabetin sertleşmesi ve diplomasi anlayışının yeniden tanımlanması gibi unsurları bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Bu bağlamda konuşma, uluslararası ilişkiler literatüründe “küresel sistem krizi” olarak tanımlanabilecek bir döneme işaret etmekte ve mevcut düzenin sürdürülebilirliğine dair ciddi soru işaretleri ortaya koymaktadır.

Küresel Sistem Krizi: Güç Bunalımı ve İstikamet Buhranı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının merkezinde yer alan “güç bunalımı” ve “istikamet buhranı” kavramları, uluslararası sistemin yalnızca güç dengelerindeki değişimle açıklanamayacağını açık biçimde ortaya koymaktadır. Erdoğan, “Tarih boyunca barış, istikrar ve adalet yalnızca güçte değil aynı zamanda dayanışma ile sağlanmıştır” dedi. Güç bunalımı, küresel düzeyde gücün belirleyiciliğine yapılan vurguyu ifade ederken; istikamet buhranı ise sistemin normatif yönünü, yani değerler, ilkeler ve ortak hedefler konusundaki belirsizliği ve yön kaybını temsil etmektedir. Nitekim Forumda bazı konuşmacıların gücü istikrarın kaynağı olarak sunmasına karşın, Cumhurbaşkanı Erdoğan, güç unsurunun normatif değerlerden arındırılarak salt bir belirleyen faktör olarak dile getirilmesine karşı çıkmıştır.

Klasik realist anlayışa uygun olarak güç ve kapasitenin politikayı belirlen bir unsur olarak dile getirilmesi sıkıntılıdır. Nitekim normatif değerlerden ari bir güç vurgusu, dünyamızın yeni çatışmalar ve krizlerin içerisine sürüklenmesi anlamına gelmektedir. Bir tarafta maddi güç unsurlarında (askerî kapasite, ekonomik güç, teknolojik üstünlük) yoğunlaşan bir saldırganlık ve düzen kurma iddiası söz konusuyken; diğer tarafta bu gücü yönlendirecek etik, hukuki ve kurumsal çerçevenin zayıfladığı dile getirilmiştir. Bu durum, sistemin yalnızca işlevsel bir kriz içinde olmadığını, aynı zamanda derin bir meşruiyet ve istikamet krizi yaşadığını açık bir dille uluslararası toplumun dikkatine sunmuştur.

“Kural Temelli Sistem” Eleştirisi ve Normatif Çöküş

Konuşmanın en dikkat çekici yanlarından biri de “kural temelli uluslararası sistem” anlayışına yöneltilen kapsamlı eleştiridir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göre mevcut düzen, teorik olarak evrensel kurallara ve rejimlere dayansa da pratikte bu kuralların uygulanması güç ilişkilerine göre şekillenmektedir . Bu durum, uluslararası hukukun ve insan hakları normlarının seçici biçimde işletilmesine yol açmakta ve sistemin tarafsızlık iddiasını zayıflatmaktadır.
“Araçsallaştırılmış ilkeler” vurgusu, normların evrensel değerler olmaktan çıkarak güçlü aktörlerin çıkarlarına hizmet eden araçlara dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Böylece uluslararası sistem, normatif temelleri üzerinde yükselen bir yapı olmaktan uzaklaşarak, güç merkezlerinin yönlendirdiği esnek ve kırılgan bir düzene dönüşmektedir. Bu çerçevede sistem yalnızca kurumsal bir işleyiş sorunu değil, aynı zamanda derin bir ahlaki ve varoluşsal kriz ile karşı karşıyadır. Bu kriz, uluslararası düzenin hem etik zeminini hem de kurumsal meşruiyetini aşındırmaktadır.