İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 436 sanıklı İBB davasının 99. duruşma günü, Silivri’deki Marmara Cezaevi yerleşkesinde başladı.
Dün savunma yapmaya başlayan İmamoğlu, bugün de mahkeme heyeti karşısında beyanlarını sürdürüyor.DURUŞMA BAŞLADI“Özgür basın susturulamaz” sloganının atılmasının ardından mahkeme heyeti salona girerken, izleyicilerin sessizliğe geçmesiyle birlikte Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına başlandı. İmamoğlu, savunmasının başında dün İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışların yol açtığı felakete değinerek, yaşanan olaylarda hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı dileklerini iletti.Dünkü yağışların ardından İstanbul’da yaşananları değerlendiren İmamoğlu, kentteki sorunların yalnızca yağmur ve altyapı eksiklikleri üzerinden açıklanamayacağını, kentleşme politikaları, nüfus artışı ve dere yataklarındaki yapılaşmanın da bu çerçevede ele alınması gerektiğini söyledi. İstanbul’un geçmişten bugüne değişen nüfusuna dikkat çeken İmamoğlu, “1986’da 6 milyonu biraz aşan bir İstanbul, 1994’te 8,5 milyon bir İstanbul. 2019’da 25 yıllık bir yönetim sonrası 16 milyona yaklaşan nüfusuyla bir İstanbul” ifadelerini kullandı.İstanbul’da yaşanan sorunların temelinde kentleşme ve nüfus planlamasının bulunduğunu savunan İmamoğlu, dün etkili olan yağışların yol açtığı felaketin de bu konulardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Temel mesele yağmurla ve altyapıyla izah edilemez.
Kentleşme sorunuyla, nüfus planlamasıyla izah edilebilir” dedi."YAĞMUR FELAKETİNİN NEDENİ RANT VE İMAR ARTIŞI"Kentteki yapılaşma sürecine ve özellikle dere yataklarında yükselen binalara dikkat çeken İmamoğlu, Kâğıthane ve Ayazağa çevresindeki gelişimi örnek göstererek, son 15 yılda dere yataklarına yüksek katlı yapılar inşa edilmesiyle bu bölgelere yoğun nüfus yerleştirilmesinin göz ardı edilemeyeceğini ifade etti. İmamoğlu, dere yataklarındaki yapılaşmanın İstanbul’un yaşadığı sorunlarla yakından ilişkili olduğunu savunarak, “Dere yataklarının yapılaşması bu davayla çok ilgilidir.
Rant, yağma, imar artışı İstanbul’u meşgul ediyor” diye konuştu.Sazlıdere Barajı ve çevresindeki yapılaşma planlarına da değinen İmamoğlu, İstanbul’un önemli su havzalarından birinin alınacak bir kararla yapılaşmaya açılmasının ve bölgeye 2 milyonluk nüfusun aktarılmasının planlandığını öne sürdü.
Bu ölçekte bir nüfus artışı öngörülen bölgede temel altyapı ihtiyaçlarının dahi karşılanmadığını savunan İmamoğlu, “Tek başına Sazlıdere Barajı’nın, İstanbul’un en önemli su havzalarından birinin bir imza ile yok edilmesi ve oraya 2 milyonluk nüfusun aktarılması düşünülmektedir.
Kanalizasyonu bile yok.
Planlaması da yok” ifadelerini kullandı.Ekrem İmamoğlu’nun İBB davası savunması: İlk günde neler söyledi? (Savunmanın tam metni)DURUŞMADAN ANLIK BİLGİLER12:15 Halk TV’ye kayyum atanmasının da, fon vurgununun da kendileriyle ilişkili olduğunu belirten Ekrem İmamoğlu, “87 milyonun kulaklarını kesemeyeceklerine göre bu kulaklar duyacak” diye konuştu. İmamoğlu, 2024 yılının yaz aylarında İstanbul’a yeni bir başsavcı atanacağını duyduklarını, ekim ayında atanan başsavcının 19 Mart 2025’te operasyon yaptığını ifade etti.
Akın Gürlek’in İstanbul’a atandığında kendisini arayarak hayırlı olsun ziyareti yapacağını söylediğini belirten İmamoğlu, “Bana tiz bir sesle 1-2 hafta içinde hallederim dedi.
Dalga geçiyorsunuz dedim.
Hemen çözmeye çalışacağım dedi.
Daha sonra 30 Ekim’e randevu verdi.
Bir gün önce iptal etti, randevu verdiği gün Esenyurt operasyonunu yaptı” ifadelerini kullandı.12:05 Sazlıdere Barajı’nın tek bir imzayla yok edilip o bölgeye 2 milyon nüfus yerleştirilmesinin planlandığını da belirten Ekrem İmamoğlu, “Dün en fazla yağış düşmüştür ama yaşananlar dünün sorunudur” dedi. “Ekrem İmamoğlu’nun temsil edeceği belediyecilik istenmedi” diyen tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı, “Ben bulunduğum durumu kötülerle mücadele diye adlandırıyorum” ifadelerini de kullandı.12:00 Ekrem İmamoğlu sözlerine, dün İstanbul’da yaşanan yoğun yağışta hayatını kaybedenlere baş sağlığı dileyerek başladı. 1986’dan bu yana yaşanan en büyük yağmur yağışının olduğunu ifade eden İmamoğlu, “Bugün olmaması gereken bir dava içindeyiz.
Mesele yağmurun kilogramı ile açıklanamaz. 1994’ten 2019’a kadar olan süreçte Kağıthane’de ve Ayazağa’da bulunan vadiye yerleşmiş nüfusa ve dere yataklarına yapılan kulelerden ayrı tutamazsınız.
Bu büyük bir sorundur ve bu davayla ilgilidir” dedi.