deneme bonusu
Rize
Parçalı az bulutlu
28°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
İkindi vaktine kalan
Ara
Rize Haber, Rize Haberleri, Rizespor, Rizespor Haberleri, Rizede Haber, Karadeniz, 53,rize güncel haber GÜNCEL Kahvenin Sırrı: İlk Kez Kim Tarafından Keşfedildi ve İçenlerin Tepkileri Nasıldı?

Kahvenin Sırrı: İlk Kez Kim Tarafından Keşfedildi ve İçenlerin Tepkileri Nasıldı?

Her sabah sığınarak güne başladığımız, kokusuyla zihnimizi açan kahvenin arkasında keçi çobanlarından sufi dervişlere uzanan gizemli bir tarih yatıyor. Peki, dünyayı değiştiren bu çekirdekleri ilk kim keşfetti, ilk kahve nerede pişirildi ve onu ilk tadanlar ne hissetti" İşte kahvenin tarihteki büyüleyici yolculuğu...

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

Bugün küresel ölçekte her gün milyarlarca fincan tüketilen kahve, insanlık tarihinin belki de en tesadüfi ama en radikal keşiflerinden biri.

Günümüz modern dünyasının vazgeçilmez yakıtı haline gelen bu siyah içecek, kökeni 9. yüzyıla kadar uzanan mistik bir hikâyeye sahip.

Haberlerde ve tarih kitaplarında Etiyopya dağlarından Yemen koyaklarına uzandığı anlatılan kahve serüveni; ilk başta bir içecekten ziyade uyarıcı bir meyve olarak hayatımıza girdi. İnsanoğlunun bu büyülü çekirdekle ilk karşılaşması ve onu pişirip içtiğinde verdiği tepkiler ise oldukça şaşırtıcı.

Efsaneye göre kahvenin mucidi, MS 850 yıllarında günümüz Etiyopya sınırları içerisinde kalan Kaffa bölgesinde yaşayan Kaldi adında bir keçi çobanıdır.

Keşif Anı: Kaldi, otlatmaya çıkardığı keçilerinin kırmızı bir ağacın meyvelerini yedikten sonra olağanüstü bir canlılık kazandığını, gece boyunca uyumayıp adeta "dans eder gibi" hareket ettiklerini fark etti.

Keşişlerin Müdahalesi: Çoban bu durumu merak edip meyveleri yerel bir manastırdaki din adamına götürdü.

Keşiş ilk başta bu meyveleri "şeytan işi" diyerek ateşe attı.

Ancak ateşte kavrulan çekirdeklerin yaydığı büyüleyici koku, fikrini anında değiştirdi.

Kahve tarihinin ticari boyutu, insanların ilk kez kahve yetiştirip ticaretini yaptığı Arap Yarımadası'nda başladı. 15. yüzyılda kahve, günümüz Yemen'inde yetiştirilmeye başlandı ve 16. yüzyılda günümüzde İran, Mısır, Suriye ve Türkiye olarak bilinen bölgelerde popülerlik kazandı.

Sufilerin Gizli İçeceği: Yemen'deki Sufi tarikatları, gece boyunca gerçekleştirdikleri zikir ve ibadetlerde uyanık kalabilmek için kahve çekirdeklerini kavurup kaynatarak içmeye başladılar.

İslam Coğrafyasına Yayılış: 15. yüzyılın sonlarına doğru kahve; Mekke, Medine, Kahire ve Bağdat'a yayıldı. 16. yüzyılın ortalarında ise Osmanlı payitahtı İstanbul'a ulaşarak ilk kahvehanelerin açılmasına vesile oldu.

17. yüzyıla gelindiğinde, kahve Avrupa'ya ulaşmış ve kıta genelinde popüler hale gelmişti.

Kahvenin insan bedenine ve zihnine yaptığı hızlı etki, onu ilk tadanlar arasında hem hayranlık hem de derin bir şüphe yarattı:

Sufilerin Tepkisi: İlk içen Sufi dervişleri, kahveyi zihni berraklaştıran, uykuyu uzaklaştıran ve ibadete odaklanmayı sağlayan kutsal bir şifa olarak gördüler.

Ona zihinsel berraklık anlamına gelen "Kahlvah" veya canlılık veren anlamında "Qahwah" adını verdiler.

Batı'nın İlk Tepkisi: "Şeytan İçeceği mi, Büyü mü""

Kahve 17. yüzyılda Avrupa'ya ilk ulaştığında, Katolik dünyası bu siyah ve acı sıvıyı "İslam'ın acı icadı" ve "Şeytan içeceği" olarak nitelendirdi. İnsanlarda yarattığı ani enerji değişimi ve uykusuzluk, uzun süre korkuyla karşılandı.

17. yüzyıla gelindiğinde kahve Avrupa'ya ulaşmış ve kısa sürede kıtanın farklı bölgelerinde giderek daha fazla tüketilmeye başlamıştı.

Bir Tehditten Zafere

Kahve, Avrupa'da ilk ortaya çıktığında herkes tarafından olumlu karşılanmadı.

Bazı kesimler bu yeni içeceğe kuşkuyla yaklaşırken, onu "Şeytanın acı icadı" olarak nitelendirenler bile oldu.

Kahve 1615 yılında Venedik'e ulaştığında, bazı yerel din adamlarının tepkisini çekti.

Tartışmalar öylesine büyüdü ki konu Papa VIII.

Clement'e kadar taşındı.

Rivayete göre Papa kahveyi bizzat tattı ve tadını oldukça beğendi.

Bunun ardından kahveye papalık onayı verdi.

"Penny Üniversiteleri"

Yaşanan tartışmalara rağmen kahvehane kültürü Avrupa'da hızla yayılmaya devam etti. İngiltere, Avusturya, Fransa, Almanya ve Hollanda'nın büyük şehirlerinde çok sayıda kahvehane açıldı.

Bu mekânlar, Orta Doğu'daki "qahveh khaneh" yani kahvehane kültüründen esinlenerek yalnızca kahve içilen yerler olmaktan çıktı ve önemli sosyal buluşma noktalarına dönüştü.

Özellikle İngiltere'de bazı kahvehaneler "penny universities", yani "kuruşluk üniversiteler" olarak anılıyordu. Çünkü insanlar yalnızca bir kuruş karşılığında bir fincan kahve içebiliyor, aynı zamanda dönemin düşünürleri, tüccarları ve farklı meslek gruplarıyla sohbet ederek bilgi alışverişinde bulunabiliyordu.

İş Hayatında Kahvenin Yeri

Kahvenin yaygınlaşmasından önce Avrupa'da sabah saatlerinde bira ve şarap tüketimi oldukça yaygındı.

Ancak bu içecekler, dikkat ve çalışma verimliliğini artıran seçenekler değildi.

Kahve daha fazla tüketilmeye başladıkça insanlar güne kahveyle başlamayı tercih etti.

Kahvenin uyanıklığı artırması ve kişilerin kendilerini daha enerjik hissetmelerine yardımcı olması, çalışma hayatında da yeni bir alışkanlığın ortaya çıkmasını sağladı.

Böylece kahve, zaman içerisinde çalışan insanların günlük yaşamının önemli parçalarından biri haline geldi.

İlk İş Kuluçka Merkezleri

17. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Londra'da 300'den fazla kahvehane bulunuyordu.

Zaman içinde bu mekânların bir kısmı, belirli meslek ve ilgi gruplarının buluştuğu özel merkezlere dönüştü.

Bazı kahvehaneler tüccarların uğrak noktası olurken, bazıları sanatçılar, aracılar ya da farklı meslek grupları tarafından tercih ediliyordu.

Bu durum kahvehaneleri yalnızca sosyalleşme alanı olmaktan çıkarıp iş bağlantılarının ve ticari girişimlerin geliştiği merkezler haline getirdi.

Nitekim bu kahvehanelerden bazıları daha sonra önemli işletmelerin doğuşuna da zemin hazırladı.

Konserveleri yıllardır böyle yapıyoruz demeyin!

Zehirli konserve kokusundan bile anlaşılmıyor