Rize
Hafif yağmur
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Rize
00:00:00
Öğle vaktine kalan
Ara
Rize Haber, Rize Haberleri, Rizespor, Rizespor Haberleri, Rizede Haber, Karadeniz, 53,rize güncel haber GÜNCEL Karayılan, devet heyetiyle görüşmeyi anlattı; 'Geri çekilmemizi istediler, söz verdiler'

Karayılan, devet heyetiyle görüşmeyi anlattı; 'Geri çekilmemizi istediler, söz verdiler'

Murat Karayılan, güçlerin çekilmesine ilişkin taleplerin devlet heyetiyle yapılan görüşmelerde gündeme geldiğini belirtti. Karayılan, çekilmeler karşılığında şehitliklerin korunması konusunda devletin söz verdiğini de söyledi. Karayılan, 'Artık Türkiye’nin elinde gerekçe kalmadı. Adım atmalı' dedi

KAYNAK: (HABER MERKEZİ)

Artı Gerçek - PKK'nin kurucu kadroları arasında yer alan Halk Savunma Merkezi (HSM) Komutanlık üyesi Murat Karayılan, sürece dair değerlendirmelerde bulundu.Süreç boyunca Kürt tarafının tek taraflı adımlar attığını söyleyen Karayılan; ateşkes ilan edilmesi, 12.

PKK Kongresi’nin gerçekleştirilmesi, PKK’nin feshedilmesi, silahlı mücadele stratejisinin durdurulması, silahların yakılması ve Kuzey’deki güçlerin çekilmesini bu adımlar arasında sıraladı.'ÇIKARILAN YASA ÇÖZÜM İÇİN YETERLİ DEĞİL'Devletin de bazı girişimlerde bulunduğunu belirten Karayılan, TBMM’de kurulan komisyonun çalışmalarına ve ardından çıkarılan yasaya işaret ederek, yasanın güvenlik odaklı olduğunu ve çözüm için yetersiz kaldığını söyledi:"Çıkarılan yasa tek taraflı bir yasadır.

Yasaya sadece güvenlik odaklı yaklaşılmıştır, silahların bırakılmasını esas alıyor ve bu da herkesi içine almıyor.

Yönetim ve yapı arasında kategorileştirme yapılmıştır.

Birçok yönden yetersiz bir yasadır.

Hele çözüm için hiç mi hiç yeterli değil."'DEVLET İLE HEYETİMİZ GÖRÜŞÜYOR'12.

PKK Kongresi’nde sürecin Abdullah Öcalan tarafından yürütülmesi yönünde karar aldıklarını belirten Karayılan, Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğini söyledi.Karayılan, İmralı’daki görüşmelerin sürmesine ve aile ziyaretlerine rağmen tecridin sona ermediğini savunarak, “Silahsızlanma sürecini Önder Apo’nun birebir yürütmesi gerekiyor ve onun dışında da kimse yürütemez” dedi.Devlet heyeti ile Öcalan arasında, ayrıca hareketin dışarıdaki heyeti ile devlet heyeti arasında diyalog bulunduğunu aktaran Karayılan, görüşmelerde Kuzey’deki ve Metina’daki güçlerin çekilmesi taleplerinin gündeme geldiğini belirtti:"Önder Apo ve devlet heyeti arasında diyalog var.

Ayrıca bizim de dışarıda bir heyetimiz var ve devlet heyetiyle aralarında diyalog var.

Onlar da bu görüşmelerde hep devletin üzerinde bir tehlike olmadığını bilmesi için Kuzey’deki tüm güçlerimizi çekmemizi istiyorlardı, yine Metina’daki güçlerimizi çekmemizi istiyorlardı.

Biz de Kuzey’deki güçlerimiz tehlike yaratacak alanlarda değiller; kontrol altındalar.

Metina’daki güçlerimiz de aynı şekilde.

Bu konu üzerinde uzun süredir görüşmeler oluyor. Öyle bir duruma getirdiler ki bu adımlar atılmadan hiçbir şey yapmayacaklarını söylediler.

Biz de ellerindeki tüm gerekçeleri ortadan kaldırmak ve gerçekten de adım atıp atmayacaklarını görmek için son olarak bu adımları attık.

Biz de süreç tıkanmasın, önü açılsın diye ve devlet de adım atsın diye biz, bu üç adımı gerçekleştirdik.İkinci adım; Kuzey Kürdistan ve Türkiye Metropollerinde gizli güçlerimiz var.

Devlet de bu buna dair istihbarat alıyor.

Devlet de bizden özel güçlerimizi çekmemiz talebinde bulundu –onlar bu güçlere Hezen Taybet diyor- bu süreçte, bu güçlerimizi de çekiyoruz.

Gerekli talimat bu güçlere iletildi. Çekilmeleri için böyle bir çalışma var."'ÇEKİLMELER İÇİN ŞARTLARIMIZ VAR, DEVLET SÖZ VERDİ, TUTMADI'Zap’dan çekilmenin ise Abdullah Öcalan’ın sürecin önünü açmak amacıyla gönderdiği mektup doğrultusunda gerçekleştiğini belirten Karayılan, Metina’dan çekilmenin de tamamlandığını ifade etti:"ZAP ve Metina’dan çıkmamız için çok fazla ısrar ettiler.

Geçen yıl Önder Apo bir mektup yolladı ve mektubunda ‘Sürecin önünün açılması için Zap’tan çekilebilirsiniz’ dedi.

Bu esas üzerine biz de gücümüzü ZAP’tan çektik."Çekilmeler sırasında şehitliklerin korunması, bakımının yapılması ve şehitlerin merkez şehitliklere taşınabilmesi konusunda devletin söz verdiğini söyleyen Karayılan, bu sözün yerine getirilmesini istedi:"Fakat halkımız bunu bilmeli; Metina ve Kuzey’den çekilmemiz için bizim de şartlarımız var ve bu şartlar ZAP için de geçerlidir. Şartlarımız şunlardır; Kuzey’deki ve Medya Savunma Alanlarındaki şehitliklerimiz korunacak, bakımını yapabilmeli, yeniden onarımdan geçirebilmeliyiz ve o alanlarda olan şehitlerimizi kolaylıkla toplayıp merkez şehitliğe getirebilmeliyiz. Şartlarımız bunlardı. Şehitler için devlet söz verdi ve bu sözü yerine getirmelidir."Karayılan, “Bize göre, artık Türkiye’nin elinde herhangi bir gerekçe kalmadı.

Artık Türkiye’nin de adım atması gerekiyor.

Eğer adım atmazsa ne arkadaşlarımızın ne halkımızın ne de bizim inancımız kalmayacaktır” diye konuştu.Öcalan’ın özgürlüğü konusunda toplumun hazır olmadığı yönündeki açıklamalara da değinen Karayılan, iktidarın bu konuda kamuoyunu hazırlaması gerektiğini söyledi.AKP'YE; 'HALKI ÖCALAN'IN ÖZGÜRLÜĞÜNE HAZIRLA'Karayılan, “AKP diyor ki ‘halkımız bu sürecin başarıya ulaşmasını istiyor fakat Abdullah Öcalan’ın özgürlüğüne hazır değil’. İyi, o zaman halkını buna hazırla” ifadelerini kullandı.Öcalan’ın gazeteciler, siyasetçiler ve aydınlarla görüşmesinin önünün açılmasını isteyen Karayılan, böylece Öcalan’ın süreci Türkiye kamuoyuna anlatabileceğini söyledi.

Karayılan, cezaevlerinde uzun yıllardır tutulan mahpusların durumuna da dikkat çekerek, mevcut yaklaşımın sürecin önünü tıkadığını belirtti.'BU MESELE KÜRT MESELESİDİR'Karayılan, sürecin yalnızca silah bırakma meselesi olmadığını belirterek, “Bu mesele terör meselesi değildir, mesele silah bırakma değildir; mesele Kürt meselesidir” dedi.'BAHÇELİ SÖZÜNÜ TUTMADI'Devlet Bahçeli’nin çağrısında Öcalan’ın Meclis’te konuşması ve kendisine umut hakkı tanınması yönünde ifadeler bulunduğunu hatırlatan Karayılan, bu adımların henüz atılmadığını söyledi:"Bu süreç de Devlet Bahçeli’nin, daha sonra da Önder Apo’nun çağrısı ile başladı.

Her ikisinin de çağrısında çözüm var aslında.

Devlet Bahçeli ‘Abdullah Öcalan partisini feshetsin, silahlı çatışmayı durdursun ve meclise gelip DEM Parti Grup Toplantısında konuşun.

Ardına kadar ona umut hakkı tanınsın’. Şimdiye kadar Türk devleti bunu yaptı mı?

Yapmadı."Silahlı mücadeleden demokratik siyasete geçişi hedeflediklerini belirten Karayılan, gerillanın silahsız biçimde kentlere ve köylere dönerek siyasi ve toplumsal çalışmalar yürütebilmesi için yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.Karayılan, “Biz demokratik siyaset ile amacımıza ulaşacağımıza inanıyoruz.

Bundan dolayı da yöntem değiştiriyoruz.

Silahlı savaştan, demokratik siyasete geçiyoruz” dedi.'KANDİL KENDİSİ OLARAK KALACAK'Gerillanın dönüşünün hem Öcalan’ın rolünü hem de yasal güvenceleri kapsayan bir düzenlemeyle mümkün olabileceğini belirten Karayılan, “Gerekli olan yasa çıkarılacak mı çıkarılmayacak mı?

Hem Önder Apo için hem de gerillanın dönüşü için yasanın tamamlanması lazım” ifadelerini kullandı.Karayılan şunları söyledi:"Kandil’den çekilme meselesi ise; Kandil tüm Kürtler için kutsal bir yerdir.

Eğer gerilla çekilse de yurtseverler orada kalacaktır.

Sahipsiz kalmaz.

Her zaman Kürtler tarafından korunacak.

Bizim umudumuz da hep korunması yönündedir.

Hiç kimsenin ‘Kandil’e ne olacak kaygılarına girmesine gerek yoktur’.

Kandil kendisi olarak kalacaktır."ROJAVA İÇİN 'ELLERİNİ ÇEKİN' ÇAĞRISIKarayılan, Suriye’de Heseke’de yaşanan olayları da değerlendirdi.

Bu olayların Demokratik Ulus perspektifini zayıflatmayı amaçlayan bir proje olduğunu öne süren Karayılan, farklı halklar ve inançlar arasında çatışma çıkarılmak istendiğini savundu.Türkiye’nin barış sürecinde samimi olması halinde sınırları dışındaki Kürtlere yönelik karşıtlıktan vazgeçmesi gerektiğini söyleyen Karayılan, “Türk devleti, ellerini Rojava Kürtleri’nin üzerinden çekmelidir” dedi.Suriye yönetimine de seslenen Karayılan, ülkenin birliğinin Kürtlerle birlikte kurulması gerektiğini, provokasyonlara zemin hazırlanmaması ve halklar arasındaki barışın korunması gerektiğini belirtti.'ORTAK BİR STRATEJİDE BİR ARAYA GELMELİYİZ'Bölgedeki gelişmelerde Kürtlerin ikinci plana itildiğini savunan Karayılan, Kürt siyasi hareketleri arasında ortak bir strateji oluşturulması gerektiğini söyledi.Kürtlerin farklı siyasi çizgilerini tamamen ortadan kaldırmadan ortak hedefler doğrultusunda hareket edebileceğini belirten Karayılan, “Kürtler olarak ortak bir stratejide bir araya gelmemiz gerekiyor.

Tümden birlik değil” dedi.Karayılan, ulusal çıkarların örgütsel çıkarların önünde tutulması gerektiğini vurgulayarak, “Kürt meselesinin kara yarası nedir?

Birlik olamamaktır.

Bu kara yaranın ilacı var, o da ortak stratejidir” ifadelerini kullandı.Şengal’de Êzidilerin kendi savunma güçlerinin resmiyet kazanmasını da savunan Karayılan, Irak hükümeti ile YBŞ-YJŞ arasında demokratik entegrasyon temelinde bir anlaşma sağlanmasını desteklediklerini belirtti.'ARTIK TÜRKİYE İLE YENİ BİR SAYFA AÇMAK İSTİYORUZ'Türkiye ile ilişkilerde yeni bir döneme geçmek istediklerini söyleyen Karayılan, silahlı savaş stratejisini durdurmanın yanı sıra Türkiye’ye yönelik karşıtlığı da sonlandırmak istediklerini ifade etti.Karayılan, “Biz artık Türkiye Devleti karşıtlığı yapmak istemiyoruz.

Artık Türkiye ile yeni bir sayfa açmak istiyoruz” dedi.Ancak devletin güven artırıcı adımlar atmadığını savunan Karayılan, sürecin ilerlemesi için karşılıklı güvenin sağlanması gerektiğini belirtti.Karayılan, “Kürt tarafı olarak karşıtlığı ve silahlı savaşı sonlandırmak istiyoruz.

Ama Türk tarafı bize bu güveni vermiyor veya güven artıracak yaklaşımlarda bulunmuyor” ifadelerini kullandı.