Yüzyıllardır kültürümüzün başköşesinde yer alan Türk kahvesi; bol antioksidan içeriği, zihni açan etkisi ve metabolizmayı hızlandırma özelliğiyle tam bir sağlık deposu.
Ancak kahveyi pişirme, sunma ve tüketme biçimimiz, bu şifalı içeceğin tüm faydasını bir anda sıfırlayabiliyor.
Günün en keyifli molasını verirken farkında olmadan yaptığımız bu hatalar, kahvenin besin değerini düşürdüğü gibi sağlığınızı da olumsuz etkileyebilir. İşte Türk kahvesini içerken yapılan en yaygın hatalar ve dikkat edilmesi gerekenler...
Türk kahvesi sunumunun vazgeçilmezi olan su, sanılanın aksine kahveden sonra ağzı temizlemek için değil, kahveden önce içilmelidir.
Neden Önemli"
Yemek sonrası damakta kalan tatları temizleyerek kahvenin lezzetini daha iyi almanızı sağlar.
En önemlisi ise, kahveden önce içilen su böbrekleri uyararak kahvenin vücutta yaratabileceği dehidrasyonu (su kaybını) önler.
Kahvenin üzerine hemen su içmek ise mide asit dengesini bozabilir.
Sade kahvenin antioksidan oranı son derece yüksektir.
Ancak kahveye eklenen her küp şeker veya tatlandırıcı, antioksidanların vücut tarafından emilimini zorlaştırır.
Neden Önemli"
Şekerli Türk kahvesi, ani kan şekeri dalgalanmalarına yol açarak kahvenin metabolizmayı dengeleyici ve tok tutucu etkisini ortadan kaldırır.
Kahvenizi sert buluyorsanız şeker yerine yanında 1 adet kuru gün kurusu kayısı veya 1-2 adet çiğ badem tercih edebilirsiniz.
Ağır bir yemeğin üzerine "üstüne iyi gider" diyerek hemen kahve cezvesini ocağa koyuyorsanız dikkat!
Neden Önemli"
Kahvenin içeriğindeki polifenoller ve tanenler, yemeklerle birlikte alınan demir ve kalsiyum gibi minerallerin emilimini yüzde 50 ila 80 oranında engelleyebilir. Özellikle kansızlık (anemi) şikâyeti olanların Türk kahvesini ana öğünlerden en az 45-60 dakika sonra tüketmesi gerekir.
Kahve telvesi yüksek miktarda lif ve antioksidan içerse de, bardağın dibindeki yoğun telveyi kaşıkla yemek veya son yudumda tamamen yutmak mideyi yorabilir.
Neden Önemli"
Hassas bir mideye veya reflü/gastrit gibi sorunlara sahipseniz, yoğun telve tüketimi mide asidini uyararak yanma ve ekşimeye yol açabilir.
Kahveyi yaparken ocak ateşini çok açmak veya kaynar su kullanmak kahve çekirdeklerinin "yanmasına" neden olur.
Neden Önemli"
Yüksek ısıda aniden pişen kahvenin hem lezzeti acılaşır hem de içeriğindeki hassas antioksidan bileşikler zarar görür.
En yüksek fayda için kahveyi soğuk suyla ve kısık ateşte ağır ağır pişirmek gerekir.
Porsiyon: Günde 1-2 fincan sade Türk kahvesi idealdir.
Zamanlama: Sabah uyandıktan en az 1 saat sonra veya öğle öğününden 1 saat sonra tüketilmesi metabolizma ve odaklanma için en verimli zamandır.
Eşlikçi: Yanında mutlaka 1 büyük bardak oda sıcaklığında su ile servis edilmelidir.Güneydoğu'da yıllardır tüketiliyor!
Dünya yeni farkına vardı: Şekere iyi geliyorKefir içenlerin bilmesi gerekenler!
Faydası kadar bu noktaya da dikkat!