Depremde annesi ve kardeşini kaybeden Dicle Hayat, piyanosuyla hayata tutundu
Ruken KADIOĞLU-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- KAHRAMANMARAŞ merkezli 6 Şubat depremlerinde annesi ve erkek kardeşini kaybeden Dicle Hayat Dağdeviren (16), piyanosu ve müzik tutkusuyla hayata tutundu. Depremzede kadınların hikayesinin anlatıldığı '04.17' belgeselinin müziklerini besteleyip, belgesel gösterimi sonrası izleyicilere konser veren Dağdeviren, "Hala 4 kişiyiz ve 4 kişi olmaya devam edeceğiz. Sadece 2'si yanımızda değil. Bestelerimi onlardan ilham alarak yaptım. Eminim ki duyuyorlardır" dedi.
Adıyaman Test Teknik Çağı Fen Lisesi 3'üncü sınıf öğrencisi Dicle Hayat Dağdeviren, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerine, Adıyaman'da ailesiyle yaşadığı 3 katılı müstakil evlerinde yakalandı. Çöken evden, depremin ilk saatlerinde babası Mehmet Dağdeviren ile birlikte yaralı kurtulan Dicle Hayat Dağdeviren'in enkaz altındaki annesi Rahşan Karacan Dağdeviren (46) ve erkek kardeşi Fırat Yaşam Dağdeviren'in (11) cansız bedenine ise 3 gün sonra ulaşıldı. İç kanama riski nedeniyle hastaneye kaldırılan Dicle Hayat Dağdeviren, kürek kemiğinin kırıldığı teşhisiyle Ankara'da Etlik Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Dağdeviren, tedavisinin ardından taburcu olup memleketi Adıyaman'a döndü.
Anne ve babası öğretmen olan ve 5 yaşından beri piyano çalan Dicle Hayat Dağdeviren, önceki akşam 'Dönüştüren Kadınlar Derneği' tarafından '8 Mart Dünya Kadınlar Günü' nedeniyle Ankara'da düzenlenen belgesel gösteriminde izleyicilere konser verdi. Adıyamanlı depremzede 19 kadının yaşama tutunma mücadelesini konu alan '04.17' belgeselinin müziklerini de Dağdeviren besteledi.
Konserin ardından DHA'ya açıklama yapan Dicle Hayat Dağdeviren, yaşadıklarını anlatarak, "Üç katlı bir evde, en üst katında biz yaşıyorduk, aşağı katında babaannemler yaşıyordu, alt katı da bodrumdu. Babaannem ve dedemde hiçbir şey yok. Depremde duvar patlıyor ve onları dışarı atıyor. Soğuktan üşüdükleri için kalkıyorlar ve bir bakıyorlar ev yıkılmış. Hiç farkında bile değiller deprem olduğunun. Biz babamla enkazdan 1 saat sonra çıkarıldık. Ben babamla yatıyordum o gece, annem de kardeşimle yatıyordu. Deprem olduğunda babam beni hemen kardeşimin yatağına attı. Çünkü biz hiçbir şekilde ayakta duramıyorduk. İnanılmaz şiddetli bir depremdi. Ben yere düşüyordum durmadan. En son babam evimizin yıkılacağını anladı, cenin pozisyonda durdum, kendisini üstüme attı" dedi.
'SIFIRDAN AYAKLARIMIN ÜZERİNDE DURMAK ZORUNDA KALDIM'
Dicle Hayat Dağdeviren, annesinin kendisi için dengede durma sebebi olduğunu söyleyerek, "Annemi saniyeler içinde kaybedince sıfırdan kendi ayaklarımın üzerine durmak zorunda kaldım. Kardeşim ise benim başka bir parçamdı. Kardeşimin ölümünü hissedip, saniyesinde kalbime bir ses geldiğini hissettim. Bir yandan bakıyorum eve; çünkü tamamen anılarımızı yaşadığımız, güldüğümüz, ağladığımız, huzur bulduğumuz bir yer. Saniyeler içerisinde bu şekilde yıkılması, çok büyük hasar bırakıyor. Aklımda kalan tek şey, aslında unutamadığım tek şey, annemin çığlıkları. O haldeyken bile benim ne halde olduğumu merak ediyor. 3 kez 'Dicle' diye sesleniyordu. Sesi o kadar temiz geliyordu ki ben enkazdan çıktığını sandım ve babama, 'Sanırım annemle, Fırat çıktı. Sanırım kurtulacağız, 4 kişiyiz' dedim. Sonra bir baktım ki annemler vefat etmiş ve inanılmaz bir durumdu. Enkazda 1 saat kaldık ama o 1 saati size asla anlatamam. Hatırladığım şeylerden bir tanesi de babamın bana, 'Dicle eğer bütün Adıyaman yıkılmadıysa, hala çıkma şansımız var' demesiydi. O hala aklımın bir köşesinde ve maalesef çıkmıyor" diye konuştu.
'11 SENEDİR PİYANO ÇALIYORUM'
Bestelerini annesi ve kardeşinden ilham alarak yaptığını belirten Dağdeviren, "Hala 4 kişiyiz ve 4 kişi olmaya devam edeceğiz. Sadece 2'si yanımızda değil. Bestelerimi onlardan ilham alarak yaptım. Eminim ki duyuyorlardır onlar da bestelerimi. Küçüklüğümden beri hep sanatla ilgileniyordum. Bale yapıyordum, jimnastik yapıyordum, resim çiziyordum. Hep sanata bir ilgim vardı ve ben müzikle devam etmek istedim. Şu anda hala devam ediyorum. 5 yaşında başladım müziğe ve 11 senedir de piyano çalıyorum. Şarkı söylemeyi çok seviyorum, başka enstrümanlar denemeyi çok seviyorum, piyanoyu çok seviyorum. İleride de müzikle devam etmek istiyorum. Çünkü içinde mutlu olduğum ve huzurlu olduğum, notalarla anlaşabildiğim şey de bu. Etlik Şehir Hastanesi'nde fizik tedavisi görürken babam Adıyaman'daydı. Eşyalarımızı çıkarmak için Adıyaman'a gitmişti. Bir gün beni telefonla aradı. 'Dicle piyanoyu çıkardım ama ayakta değil, sadece gövde kısmı var. Bazı ayakları gitmiş' dedi. İlk duyduğumda nötrdüm, sonradan çok sevindim. Bir yandan da kırılmasına çok üzüldüm. Piyanom benim için çok şey ifade ediyor ve değiştirmeyi şu anlık düşünmüyorum. Çünkü her dokunduğumda hem o ana gidiyorum hem de aklıma annemi ve Fırat'ı getiriyor. O yüzden bestelerimi çalarken kendi piyanomda inanılmaz bir duyguya kapılıyorum. Yanımda olduklarını her zerreme kadar hissediyorum. Konservatuar okumak istiyorum ve kendimi bu yönde geliştirmek istiyorum. Çünkü mutlu olacağım şey bu. Gerçekten piyanoya dokunduğumda, bir notayı gördüğümde, bir solfej okuduğumda her defasında zevk alıyorum bundan" ifadelerini kullandı.
Etlik Şehir Hastanesi'nde 23 Nisan 2023 tarihinde de çocuklar için piyano çaldığını söyleyen Dağdeviren, "Benim için çok güzeldi; çünkü uzun süre tedavi aldığım yerde, piyano çalmak ve hemşirelerimin, doktorlarımın önünde, hasta arkadaşlarımın önünde şarkılarımı çalmak çok güzeldi benim için. Depremden sonra ilk kez orada çaldım. Benim için çok heyecanlıydı. Piyano çalarken aniden ağlamaya başladım. Çok güzeldi, inanılmaz bir duyguydu" dedi. (DHA)
FOTOĞRAFLI
9677,65%-0,65
36,51% 0,24
38,02% 0,06
3359,71% -0,18
5381,67% -1,57
Rize
28.02.2025