Sağlık çalışanlarının ekonomik ve özlük haklarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Genel Sağlık-İş Rize İl Temsilcisi Bünyamin Yaylı, mevcut ücret ve çalışma sisteminde kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyledi.
Sağlık çalışanlarının maaşlarının farklı ödeme kalemlerine bölünmesine karşı olduklarını belirten Yaylı, çalışanların emekliliğine de yansıyacak tek kalem ücret sistemine geçilmesini istedi.
“Yoksulluk sınırının üzerinde ücret istiyoruz”
Sağlık çalışanlarının ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Yaylı, ücretlerin tek kalemde ve yoksulluk sınırının üzerinde belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Yaylı, “Bizler 5 kalemde ücret almak istemiyoruz. Tek kalemde yoksulluk sınırının üzerinde ücretler almak istiyoruz. Bütün almış olduğumuz ücretlerin de emekli olduğumuz zaman maaşımıza, ücretlerimize yansımasını istiyoruz. Bu çok önemli bir konu” ifadelerini kullandı.
Vergi diliminin yüzde 15’te sabitlenmesini istedi
Sağlık çalışanlarının yıl içerisinde artan gelir vergisi nedeniyle ücret kaybı yaşadığını belirten Yaylı, vergi diliminin yüzde 15 seviyesinde sabitlenmesi gerektiğini ifade etti.
Sendika olarak bu taleplerini toplu sözleşme görüşmelerinde de gündeme getirdiklerini kaydeden Yaylı, çalışanların yıl ilerledikçe daha yüksek vergi dilimine girmesi nedeniyle yaşadığı gelir kaybının önüne geçilmesini istedi.
Yıllık izindeki ücret kesintilerine tepki
Sağlık çalışanlarının yıllık izin kullandıkları dönemlerde yaşadıkları gelir kaybına da değinen Yaylı, çalışanların dinlenme hakkını kullanırken ekonomik kayıp yaşamaması gerektiğini söyledi.
Yaylı, “İnsanlar bir yıl çalışıyorlar. 10 gün, 15 gün yıllık izin alacaklar. Onda da rahat rahat yıllık izin alamıyorlar. Neden? Çünkü paraları kesiliyor. Bu acilen değiştirilmesi ve düzeltilmesi gereken bir konu” dedi.
“Riskli birimler yeniden değerlendirilmeli”
Hastanelerde ve evde bakım hizmetlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldıkları risklere dikkat çeken Yaylı, özellikle izole ve bulaşıcı hastalarla doğrudan temas eden personelin risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Mevcut uygulamada çelişkiler bulunduğunu öne süren Yaylı, “10 dakika önce servisten ya da evde bakımın baktığı hasta yoğun bakıma inince riskli hasta oluyor. O birimde riskli değerlendirilirken, 10 dakika önce ona günlerce bakan sağlık personeli arkadaşımız riskli olmuyor. Böyle bir çelişki olabilir mi?” diye konuştu.
Yaylı, hastanelerdeki birimlerin risk durumlarının çalışma koşulları ve personelin maruz kaldığı tehlikeler dikkate alınarak yeniden belirlenmesini istedi.
Gece çalışması düzenlemesi Danıştay’a taşındı
Sağlık çalışanlarının gece mesailerine ilişkin ödeme düzenlemesine de değinen Yaylı, 8. Dönem Toplu Sözleşme kapsamında saat 20.00 ile 08.00 arasında gerçekleştirilen çalışmalara yönelik ek ödeme uygulamasının beklentileri karşılamadığını savundu.
Sağlık Bakanlığı tarafından düzenlemenin fazla mesainin yüzde 10’u şeklinde uygulandığını belirten Yaylı, sendika olarak konuyu yargıya taşıdıklarını açıkladı.
Yaylı, “Bu konuyu hemen Danıştay’a taşıdık. Şu an davamız ve hukuki mücadelemiz devam ediyor” dedi.
3+1 sistemine “aile bütünlüğü” eleştirisi
Yaylı’nın gündeme getirdiği bir diğer başlık ise 3+1 istihdam modeli oldu. Bu sistem kapsamında görev yapan bazı sağlık çalışanlarının eş durumu tayinlerinde sorun yaşadığını belirten Yaylı, uygulamanın aile bütünlüğü açısından mağduriyetlere yol açtığını savundu.
“Aile yılı diyoruz. Eşler bir arada değil. 3+1 ile atanan eşlerin tayin hakları yok. Böyle bir mağduriyet olabilir mi? Aile yılı diyoruz, eşler birbirinden uzakta” diyen Yaylı, kamuda 3+1 ve benzeri istihdam modellerinin kaldırılmasını istedi.
Yaylı, sağlık çalışanlarının kadrolu ve güvenceli istihdam edilmesinin hem çalışanların geleceği hem de sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından önemli olduğunu ifade etti.
Malpraktis davalarına karşı hukuki güvence çağrısı
Sağlık çalışanlarının malpraktis davaları nedeniyle ciddi bir hukuki baskıyla karşı karşıya kaldığını öne süren Yaylı, özellikle riskli ameliyat ve tıbbi işlemlerde çalışanların kendilerini güvende hissetmeleri gerektiğini söyledi.
Hukuki ve ekonomik risklerin hekimlerin riskli vakalara yaklaşımını etkileyebileceğini belirten Yaylı, sağlık çalışanlarının devlet tarafından daha güçlü mekanizmalarla korunması gerektiğini ifade etti.
Yaylı, “Devlet bu arkadaşlarımıza, bu çalışan kardeşlerimize bu güvenceyi vermezse o zaman biz bu işi düzeltemeyiz. Çalışanlarımızın hepsinin bu konuda hızlı bir şekilde devlet tarafından koruma altına alınması gerekiyor” diye konuştu.
Sağlık çalışanları için kapsamlı düzenleme çağrısı
Genel Sağlık-İş Rize İl Temsilcisi Bünyamin Yaylı, sağlık çalışanlarının yalnızca ücretlerinin değil çalışma şartları, izin hakları, tayin sistemi, risk değerlendirmeleri ve hukuki güvencelerinin de bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Sağlık hizmetlerinin güçlü şekilde sürdürülebilmesinin çalışanların ekonomik, sosyal ve hukuki açıdan güvence altında olmasına bağlı olduğunu belirten Yaylı, sağlık çalışanlarının taleplerine yönelik kalıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.