Rizeli eski siyasetçi Zeki Mayı, Türkiye’de gençliğin siyaset ve sivil toplum alanındaki rolüne ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Geçmiş dönemlerde Türk gençliğinin toplumsal ve siyasi olaylarda daha aktif bir konumda yer aldığını belirten Mayı, günümüzde gençlerin bu alanlarda eskiye kıyasla daha az görünür olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihine değinen Mayı, özellikle 1944 Türkçülük olayları ile 1960 ve 1980 dönemlerinin gençlik hareketleri açısından önemli süreçler olduğunu söyledi. O yıllarda farklı düşünce akımlarına mensup gençlerin milli ve manevi değerler ile toplumsal meseleler konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğini belirten Mayı, gençlerin fikirlerini ortaya koyabildiği ve toplumsal gelişmelere yön verebildiği bir ortamın bulunduğunu dile getirdi.
Geçmiş dönemlerde gençlerin çeşitli ideolojik yapılar içerisinde örgütlenerek toplumsal hayata katkı sunduğunu ifade eden Mayı, 1960 ve 1980’li yıllarda Türk gençliğinin toplumun hassasiyetleri ve milli değerleri konusunda önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi. Bu süreçlerin, Türk toplumunun yeniden şekillenmesinde ve toplumsal dinamizmin korunmasında etkili olduğunu belirtti.
“Z Kuşağı Siyasette ve Sivil Toplumda Beklenen Düzeyde Değil”
Günümüz gençliği hakkında da değerlendirmelerde bulunan Zeki Mayı, kamuoyunda “Z kuşağı” olarak adlandırılan genç neslin siyaset ve sivil toplum kuruluşları içerisinde beklenen düzeyde aktif olmadığını savundu.
Gençlerin toplumsal konulara karşı daha duyarsız bir görüntü sergilediğini ileri süren Mayı, bu durumun yalnızca gençlerden kaynaklanmadığını ifade etti. Gençleri yönlendirmesi ve teşvik etmesi gereken kurum ve kuruluşların da yeterli çabayı ortaya koyamadığını belirten Mayı, gençliğin sosyal ve siyasal süreçlere katılımının artırılması gerektiğini söyledi.
“Geçmişte Gençlik Yapıları Daha Güçlüydü”
Mayı, geçmiş yıllarda farklı siyasi ve ideolojik grupların gençlik yapılanmalarının daha disiplinli ve etkili çalıştığını belirterek, bu yapıların gençlerin sosyal ve siyasal hayata katılımında önemli rol oynadığını kaydetti.
Milli Görüş hareketinden ülkücü kuruluşlara, sosyalist derneklere kadar farklı kesimlerin gençlik organizasyonlarının bulunduğunu hatırlatan Mayı, bu yapıların bugün eski etkinliklerini büyük ölçüde kaybettiği görüşünü dile getirdi. Geçmişte gençleri yönlendiren ve disipline eden organizasyonların toplumsal hayatta daha belirgin bir etkisi olduğunu ifade etti.
“Ailelere ve Eğitim Kurumlarına Büyük Görev Düşüyor”
Gençliğin yeniden toplumsal hayatta daha etkin hale gelmesi gerektiğini vurgulayan Zeki Mayı, bu süreçte ailelere, Milli Eğitim camiasına ve üniversitelere önemli sorumluluklar düştüğünü söyledi.
Gençlerin milli ve manevi değerlerle yetişmesi, toplumsal sorumluluk bilinci kazanması ve demokratik süreçlere daha fazla katılım göstermesi için eğitim kurumlarının daha etkin çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirten Mayı, önümüzdeki dönemde bu konuda daha olumlu gelişmeler yaşanmasını temenni etti.